Kurucumuz Neslihan Gökdemir Ağar’ın Gazete SU’ya verdiği röportaj (orijinal)

Eğitim ve kariyer yolculuğunda durmaksızın kendini geliştirmeye devam eden kurucumuz Neslihan Gökdemir Ağar, mezunu olduğu Sabancı Üniversitesi’ne dair duygu ve düşüncelerini Gazete SU’ya  açıkladı… Röportajında; eğitimde, girişimde, dönüşümde özgürlükçü ortamın önemine vurgu yaparken, enerji dünyasına dair kritiklerini de içtenlikle dile getirdi.

Gazete SU / Röportaj

Kurucumuz EPİDA’dan ve enerji sektöründe başardıklarından ve başaramadıklarını da samimiyetle söz etti:

“Enerjide; bilgiye dayalı bir alan açmak çok zordu… Ben; geleceğin tarihinin dönüştürücü bireyler tarafından yazılacağına inananlardanım ama kontrol edilemeyen toplumsal ve ekonomik güçlerin egemenliğinin de dünyada hüküm sürdüğünü açıkça görüyoruz. Bir sentezin zor olduğu da muhakkak ama imkânsız değil… Bu iki yaklaşımın birleşmesi neden mi zor? Çünkü tarihin düğümlerinin tek bir çözümleyicinin ya da yaklaşımın çözemeyeceği kadar karmaşık ve çok yüzlü olduğu muhakkak… Ben hayata bakışımda, kararlarımda ve deneyimlerimde hep farklı olanı yaşadım; dönüştüren bir birey olmaya çabaladım, hatta bunun için savaş verdim. Düşündürücü tecrübeler ve zorluklar yaşadım. Türkiye’nin Enerji Forumu’nu 50 yıllık bir plan ve vizyonla 2001 yılında başlatmayı başardım. Türkiye’de piyasaların liberalleştiği bir süreçte, sektöre, politikacılara ve topluma ilham vererek güzel ülkemizin dünyada konuşulmasına olanak sağladık. Ve sektör kuruluşlarımızı tüm kesimlerle buluşturarak yeni fırsatlara davet ettik. Bugün o firmalar çok büyüdüler… Bugünkü enerji resminde etkileşimimizle yarattığımız katkıların tarifsiz olduğu aşikâr; ama bunları takdir eden bir yapı da olmalıydı güzel ülkemizde… Ve toplumda idealist insanlara daima ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bırakınız, doğru olanlar yapılsın. Bu insanlar küstürülmemeli. Ben kendimde bunu, bu etkide yaşadım. Toplumsal konular, belleklerimizde daha çok yere sahip olmalı; bakın dönüşümler de işte tam bunu gerektiriyor. Toplumun ortak bilincine yatırım yapılmalı, bu insanlara daha çok değer verilmeli, yalnız olmamalılar…”

Veee Röportaj / EE sonrası /Orijinal Tam Metin+Link

EPIDA Kurucu Direktörü Neslihan Gökdemir Ağar:

“Sabancı Üniversitesi; fark yaratan, geniş spektrumlu, multidisipliner bir eğitim ekosistemine sahip”

Türkiye’de konusunda öncü bir girişimi 2005 yılında başlatmayı başaran Neslihan Gökdemir Ağar; enerji ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla biliniyor, danışmanlık ve enerji yazarlığı yapıyor. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nden ‘Enerji Teknolojileri Yönetimi’ yüksek lisansı bulunan mezunumuz, mesleki ufkunu 2030 ve 2050 enerji dönüşümü hedeflerine yöneltmiş bulunuyor. GAZETE SU’ya verdiği içten yanıtlar, pek çok yaşam deneyimiyle dolu.

Üniversitede aldığınız eğitim hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sabancı Üniversitesi, yüksek lisans programında geniş spektrumlu bir programda eğitim gördüm. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Enerji Teknolojileri Yönetimi programından yüksek lisansım var. Bu akademik program oldukça nitelikli güçlü bir etkiye sahipti. Uluslararası kriterlere uygun ve tam donanımlıydı. 2001 yılından bu yana zaten içinde olduğum sektöre ve sektörün gerçeklerine başarıyla odaklanmamı sağladı. Tabii bana göre; mezuniyet sadece bir anahtar… Gelişim yolculuğunuzu, sınırlarınızı Siz kendiniz belirliyorsunuz.

Özgürlükçü bir ortamda eğitim almanın faydaları neler?

Özgürlüksüz hiçbir varoluş akışını bulamaz… Hele eğitimde yaşamsaldır düşüncesindeyim… Üniversitede istediğiniz kadar özgürlük olsun tabii; geldiğiniz aile değerleriniz ve toplum da çok önemli; dolayısıyla bütün yapıp ettikleriniz sonunda toplumda karşılığını buluyor. 

Örneğin, John Stuart Mill. Mill’e göre; bir ilke olan özgürlüğün, insanlığın henüz tartışmayı bilmediği bir ortamda uygulanıp uygulanamayacağı meçhuldür…

Bir politik ekonomist olan Mill, 1800’lerde yaşamış; kendisi yalnızca tümdengelimsel mantıkla ilgili çalışmalar yapmayıp, tümevarımsal mantığı da formüle ederek geliştirmiştir. Mantıksal ilkeleri sosyal alana, siyaset ve ahlak alanına uygulamasıyla büyük ün kazanmıştır.

Mill, bakın ne diyor: “Bir düşüncenin ona her türlü itiraz olanağı varken çürütülememiş olmasından dolayı doğru olduğunu varsaymakla, onun çürütülmesine izin vermemek amacıyla onun doğruluğunu kabul etmek arasında pek büyük bir fark vardır.”

Evet; burada toplumca esin alınması gereken önemli dersler var düşüncesindeyim.

Mill’in dediği gibi özgürlük; kendi iyiliğimizi kendi bildiğimiz yolda aramak olsa gerek.

Üniversitemiz, işte bu değerli ekosistemi bizlere sunmayı başarmıştır.

Burada büyük bir anlam ve sorumluluk; girişim özgürlüğü vardır. Girişimler özgürlüksüz olmaz. Dünyanın genel ilerleyişini yakından gözlemleme ve çözüm bulma imkânı da yaratır…

Öğreneceğimiz, öğreteceğimiz; gelişip büyüyeceğimiz ‘evet’ bitmeyen bir yolculuktur eğitim! Özgürlüksüz olamayacağı kesindir.

Ekonomiyi de enerjiyi de dönüştürmek istiyorsak, önce toplumu kendi teleskobumuzdan derinlemesine anlamalı, anlatmalı ve tartışmalıyız! Bunu üniversitemiz tabii ki sağlamaya çalışıyor. Ama toplumda zihin kimyası değişik insanlarla daima karşılaşacaksınız; işte o zaman ne yapacağınız ne olacağınız çok önemlidir. Sağlam durmalısınız ve kendinize dürüstçe hesap vermelisiniz.

Renkli bir düşünce ekosistemi sunuyor size üniversite; bu özgürlükler üniversiteye de büyük güç katıyor elbette. Bence, üniversitemizin kısa sürede başardıklarının formülünde, işte bütün bu yapıtaşları var. 

Sabancı Üniversitesi mezunları arasında üst düzey şirketlerde kariyer başlangıcı yapanların yanı sıra kendi girişimlerini başlatanlar da var. Bu noktada, Sabancı Üniversitesi’ndeki eğitim sisteminin girişimcilik anlamındaki etkisini tarif edebilir misiniz?

Ben mezunlar içinde kendi kariyer yolunu kurmayı tercih edenlerdenim.  Bu tabii kolay değil ülkemizde; benim gibi inatlaşanların işi ise daha zor… Zaten benim bir benzerim yoktur; –olumlu– anlamda söylemiyorum.

Üniversitemizden mezun olanların yüzde 5’inin kendi işlerini kurmayı tercih ettiklerini dinlemiştim yetkili bir isimden. Hem ülkemizde hem dünyada Sabancı mezunlarının başarıları dikkat çekicidir.  Mezunlarımız başarıdan başarıya koşuyorlar. Üniversite mezunlarımızın neredeyse yüzde 32’sinin yurt dışında çalıştıklarını ve üst düzey görevler icra ettiklerini dinlemiştim bir başka isimden.  Ama bu durumun ülkemiz açısından düşündürücü olduğu kanaatindeyim. İki duygu eş zamanlı yaşanıyor özetle… Keşke bu beyin göçünü de tersine çevirebilsek diye düşünüyorum… Sabancı Üniversitesi, son yıllarda toplumdaki girişimcilik ekosistemini geliştirmeye yönelik de önemli projelere imza atıyor. Bütün bu özellikler, Sabancı Holding’in varoluş kodlarından geliyor düşüncesindeyim.

Bir SU mezununun sınırları tamamen kendisi mi sizce?

Bir iş fikriniz var. Sabancı Üniversitesi’nde eğitime devam ederken ya da mezuniyet sonrasında ne gibi destekler alabiliyorsunuz?

Sabancı Üniversitesi’nin bu ekosistemi geliştirmek amacıyla SUcool’u var. Burası, katma değer yaratan, teknoloji-ARGE-inovasyon bazlı, gerçek ihtiyaçı karşılayan girişimcilerin uluslarararası başarıya ulaşması için eğitim, iş geliştirme mentorluğu, fon bulma destekleri ve stratejik danışmanlık sunuyor. Girişimcilere yeni ufuklar açıyorlar.

 

Kariyer yolculuğunuzdan bahsedebilir misiniz?

Benim sıra dışı bir kariyer yolculuğum var.

İktisat bölümü mezunuyken; 2001 yılından beri çalıştığım ve değişik projeler ürettiğim enerji sektöründe; aynı yıl Sabancı Holding ve Rahmetli Sakıp Sabancı ile -ki ilk sponsorumuz oldu- yollarımız kesişti. Türkiye Enerji Forumu’nu var etme heyecanımı paylaştım; destek verdiler. Sektörün ileri gelenleri ve üst düzey karar vericilerini en geniş spektrumda ilk defa İŞ Kuleleri ve Sabancı Center’da bir araya getirmeyi 2001’de başardım. BBC’nin bile dikkatini çekmiştim projemle.  Kampanya “Ortak Geleceğimiz Enerji” mottosuyla yürüdü binlerce kitap hazırladık dağıttık. Büyük bir sektörel konsensüs oluşturulmasını sağladık.  Ve 50 yıllık bir vizyonla kurduğum değerli bir ekiple… Forumu deklare ettiğimiz tarihlerden 20 gün önce biricik babam vefat etti. Başaramama riskim de büyüktü ama babama verdiğim söz nedeniyle bu işin peşini hiç bırakmadım. Çok emek vermiştim; o da bunu görmüştü. İnsan hayatı meğer ancak kendi işin olunca anlaşılıp öğrenilebiliyormuş. Eşimle birlikte çalıştık; birlikte yönettik ilk şirketimizi. Böylesine öncü bir projeyi ülkemize kazandırabildiysek onun emekleri de çok büyük oldu. Ama birbirimizin kariyerini de böylece dinamitlemiş olduk; bir ideal uğruna… Olsun, hayat bu!

2011 yılında biricik evladımın dünyaya gelmesiyle yoğun iş tempomu düşürmek zorunda kaldım. Annem de hastalanınca daha çok içe döndüm; daha küçük ekipler gerektiren işler yaptım. Ama bu arada hep okudum; yazdım kendimi geliştirdim, türlü motivasyonlar buldum; hiç kopmadım. Sonuçta iyi bir eğitimim vardı. Çamlıca Kız Lisesi, Fen bölümü mezunuydum. Marmara Üniversitesi’nde İktisat okumuştum; yurdışında İngiltere’de Exeter Üniversitesi ve Moskova Üniversite’lerinde eğitimime katkılar sağlamıştım. İngilizce ve Rusça biliyordum.

Ve Sabancı Üniversitesi ile yolum ufkum kesişti, yüksek lisansımı burada tamamlamak nasip oldu. Kâinatın kuralı: çekim yasası. Oldukça yoğun çalıştım, ama başardım; aldım mezuniyetimi. Değerli hocalarım enerji sektörüne bakışımı adeta yeniden yapılandırdılar. Kendilerine minnettarım.

Markanızın hikayesini öğrenebilir miyiz?

Benim şirketimin adı; Enerji Piyasası İzleme ve Derecelendirme Ajansı (EPİDA)’dır. Aslında 2005 yılında kurmuştum. Şimdilerde; güçlenen eğitimim ve sektöre bakışımla, işimde fark yaratmak, eski günlerime dönmek için gece gündüz çalışıyorum. Şirketime  yeni bir format atıyorum. Bu arada yazılar yazıyor; ilk mesleğim olan gazetecilikten daima esin ve güç alıyorum. Kalemimin gücünü değerli buluyorum.

 

Evet; ben de örneğiyim

 

Mezuniyet sonrasında kampüsünüzdeki bu tür buluşmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu buluşmaların çok değerli olduğu düşüncesindeyim. Örneğin en son Sabancı Üniversitesi’nin 5 Ekim 2024 “Mezunlar Buluşması” ve “Geleceğe Söz Ver” etkinliklerine katıldım. Bu buluşma son derece olumlu, verimli ve anlamlı geçti. Emeği geçen herkese teşekkürler. Cumhuriyet’imizin 100. Yılının ardından 101. Yıla yaklaşırken, TUZLA kampüsümüzde gerçekleşen bu büyük buluşmanın heyecanı da büyük oldu.

Mezunlarımızı bir araya getirmenin enerjisi değerliydi. Üniversitemize ve SUMED’e teşekkür ediyorum.  Bilgi masamıza özel stantlarımıza gelen öğrenciler, akademisyenler ve mezunlarımızla geçen, bilgi ve iletişimle dolu nefis bir gün geçirdik. Çeşitli etkinlikler ve konserler de cabası. “GELECEĞE SÖZ VER” etkinliğimiz de enerji ve dayanışmayla günümüze anlam kattı. Gençlerin hayalleri desteksiz kalmasın. Mezun enerjisi hiç bitmesin!

 

Sabancı Üniversitesi’ndeyken etkilendiğiniz, eğitim ve/veya öğretim üyesi anlamında aklınızdan çıkmayan bir detay var mı?

Sabancı Üniversitesi’nin daima etkilendiğim özellikleri detaylarda ve yaşanmışlıklarımızdadır. Gençlerin, genç olanların yanında bir üniversitedir. Samimiyete, içtenliğe değer verir; öğrencilerinin yanındadır. Güçlü bir ‘topluluk olma’ vizyonu vardır. Bu enerjinin parçası olmak yaşamınıza güç katar.

Örneğin, Kütüphaneye gittiğimde, 2001 yılında hazırladığım “Türkiye’nin Yeni Enerji Stratejileri” kitabını bulmuş olmak tarifsizdi benim için…

Enerjide; bilgiye dayalı bir alan açmak… Ben; geleceğin tarihinin dönüştürücü bireyler tarafından yazılacağına inananlardanım ama kontrol edilemeyen toplumsal ve ekonomik güçlerin egemenliğinin de dünyada hüküm sürdüğünü açıkça görüyoruz. Bir sentezin zor olduğu da muhakkak ama imkânsız değil… Bu iki yaklaşımın birleşmesi neden mi zor? Çünkü tarihin düğümlerinin tek bir çözümleyicinin ya da yaklaşımın çözemeyeceği kadar karmaşık ve çok yüzlü olduğu muhakkak… Ben hayata bakışımda, kararlarımda ve deneyimlerimde hep farklı olanı yaşadım; dönüştüren bir birey olmaya çabaladım, hatta bunun için savaş verdim. Düşündürücü tecrübeler ve zorluklar yaşadım. Türkiye’nin Enerji Forumu’nu 50 yıllık bir plan ve vizyonla başlatmayı başarmıştım. Türkiye’de piyasaların liberalleştiği bir süreçte, sektöre, politikacılara ve topluma ilham vererek güzel ülkemizin dünyada konuşulmasına olanak sağladık. Ve sektör kuruluşlarımızı tüm kesimlerle buluşturarak yeni fırsatlara davet ettik. Bugün o firmalar çok büyüdüler… Bugünkü enerji resminde etkileşimimizle yarattığımız katkıların tarifsiz olduğu aşikâr; ama bunları takdir eden bir yapı da olmalıdır toplumda… Ve toplumda idealist insanlara daima ihtiyaç vardır. Bu insanlar küstürülmemeli. Ben kendimde bunu, bu etkide yaşadım. Toplumsal konular, belleklerimizde daha çok yere sahip olmalı; bakın dönüşümler de işte tam bunu gerektiriyor. Toplumun ortak bilincine yatırım yapılmalı, insanlara daha çok değer verilmeli, yalnız olmamalılar…

 

Bildiğiniz gibi Üniversitemiz bu yıl 25. Yılını kutluyor. 25. Yıl mesajınızı alabilir miyiz?

İnovasyonla dolu bir sene olmasını diliyor; yürekten kutluyorum. Nice 25 yıllara! Daha çok gencin bu nitelikli eğitimlerden faydalanması için “GELECEĞE SÖZ VER” diyorum.

Rahmetli Sakıp Sabancı’nın bu değerli emanetini çok kısa sürede bir dünya üniversitesine dönüştüren Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya da şükran duygularımı sunuyorum. Onun inovatif ve enerjik kişiliğinin yarınlarımızdaki payı büyüktür. Kayseri’den Adana’ya Hacı Ömer’le; Adana’dan İstanbul’a Sakıp Sabancı ile İstanbul’dan dünyaya Güler Sabancı ile ‘EVET’ yenidünyalar kurulmuştur, diyorum.

 

Sabancı Üniversitesi’nin 25 yılda kat ettiği mesafeyi, gözlemlediğiniz ve öğrendiğiniz kadarıyla nasıl tarif edersiniz?

Büyük bir zafer! Bu kadar kısa sürede; pek çok olmazı aşıp bugün dünya standartlarında bir araştırma üniversitesi olmayı başarmıştır. Dünyada ve ülkemizde önemli bir karşılığı vardır. 

Üniversitenin yeni projelerinden, teknolojiden, sürdürülebilir mezun iletişiminden Sabancı ekosisteminden daha çok konuşulmalıdır.

Evet, Sabancı Üniversite’mizin 25. Yılı!

Bu, büyük bir heyecanla yaşanmalıdır!

Kuruluşundan bu yana ufuk açan öncülerini, emek verenlerini tanımak benim için ayrı bir değer olmuştur.

Görüyorum ki, 25 yıla sayısız başarı sığdırılmış. Üniversitemizin kuruluşundan başlayıp günümüze uzanan Sabancı Üniversitesi (SU) yolculuğu, parıltılı öncü beyinlerle, bir US yolculuğuna dönüştürülebilmiştir…  

Us, ‘evet’ akıldır; akıl, bilim, fendir, emektir, endüstridir, teknolojidir. Ve bu da çok şeydir.

Uluslararası öncü bir araştırma üniversitesinde öğrenim gördüğüm ve mezunu olduğum için gururluyum.

Sabancı Üniversitesi işte bu nedenlerle mezunlarıyla bu gururun heyecanını 2025 yılında paylaşmak istemektedir.

Güzel ülkemiz, işte bu umutlu öykülerle, mezunların gücüyle yükselecek, geleceğe söz verilecektir.

 

Şimdi artık Sabancı Üniversitesi, 25 yaşında, genç ama şimdiye kadar neler yapabileceğini iyi bir şekilde göstermiş bir üniversite. Bundan sonrası için Üniversitenizle ilgili hayalleriniz nelerdir?

Ben üniversitemde doktora da yapmayı ve toplum için öncü projelerimi hayata geçirebilmeyi hayal ediyorum… 

Enerji dolu yarınlar dileğiyle, bana bu olanağı verdiğiniz için Sizlere de teşekkür ediyorum. İlham veren bir gelecekte hep birlikte olmak dileğiyle!

 

Tr

https://gazetesu.sabanciuniv.edu/tr/mezunumuz-neslihan-gokdemir-agar-ile-keyifli-bir-roportaj

Eng

https://gazetesu.sabanciuniv.edu/en/delightful-interview-our-graduate-neslihan-gokdemir-agar

nga@epida.org


Enerji Piyasası İzleme ve Derecelendirme Ajansı (EPİDA) sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.