Medya aslında bir toplumsal dönüştürücü!

low angle photography gray sky

Evet; medya aslında bir toplumsal dönüştürücüdür.

Bu sabah hazin hazin düşündüm medyada ve toplumda olup bitenleri, anons edilen haberleri… Vahim bir ahvalimiz var… Ve düşüncelerimi paylaşmaya yenik düştüm.

Neredeyse 33 yıllık medya ve enerji serüvenime baktım.

Pek çok devlet başkanı, politikacı ve sanayici tanıdım; yazı, analiz ve söyleşiler ürettim. Batan ve yükselenler gördüm. Başarı ve başarısızlıklar yaşadım. Pek çok yayına imza attım, iş kurdum, projeler yaptım.

nga@epida.org

Olumlu yönde bir dönüştürücü olmak için adeta savaş verdim güzel ülkemde.

Enerji sektöründeki dönüşümü daha 1990’lı yıllarda fark edip, odağına almış; memleket meselesi yapmış, -tarafsız- olmuş ve bedelini de ödemiş, yazıp çizen tarafı kadar, bir gazeteyi sıfırdan var edebilecek bir iş insanı da olabilme birikimimle açıklıkla ve üzülerek bildiriyorum:

Toplumsal meselelere asla duyarsız kalınmamalı, bunlar en zor an ve süreçler de olsa…  Sorunlara ve çözümlerine asıl güç sağlayacak olan medyadır.

50 yıllık perspektif deyip yola çıkan o genç insan -ki o benim- hedeflerinden  şaşmadı, yorgun düşse de bu ekosistemde… Vizyon, bilgi, enerji ve inovasyon deyip durdu, hem de 2001’den beri… İyi ki bu hedeflerin peşinden gitmişim, gerekli ve doğruydu toplum için; ben de çok şey öğrendim. Sektörün ufkunu bilgiye dayalı projelerle nasıl açtığımsa belgelidir.

Öyle bir ekosistem oluşmuş ki şu dünyada kimse kolay kolay gerçeğin peşine düşmüyor; işine gelene odaklanıp, hemen uyum sağlayıveriyor ve tabii öyle ilerliyor, düşünüp sorgulamadan… Olmazsa taklit ediyor; buna ilerleme denebilirse? Doğruyu, hak edeni ödüllendirmiyor, aksine değersizleştiriyor…

Peki, bu noktaya nasıl geliniyor?

Tabii ki evde ailede ihtiyaçlar büyük, mesela evde diş teli taktırılmayı bekleyen çocuklar olabilir, bir hasta, bir yaşlı; hayat işte… Sonuçta çalışmanız gerek; sektör yoksa yaratırsın; o da olmazsa sektör değiştirirsin. İnat edersen, yenik düşebilirsin… Doğru bir değerler sistemi yoksa pek çok insan bu ortama aslında -çaresizce- teslim oluyor medyada, bilinçli ya da bilinçsiz olarak… Ama bir de çirkin ve yozlaşmış bir zihniyetle basınla ilgisi dahi olmayanların toksin halleri ve yönetimleri var. Onların da ellerindeki bu gücü fütursuzca kullanmışlıklarına şahitlik ettik, ediyoruz; hem de toplumca…

Medyada birileri ne çok kestirme yollar kullanmış… Hepimiz artık öğrendik bu çekişmeli günlerde. Neler neler yaşanıyormuş… Kamuoyu da sorguluyor bütün bu değersizleşme halini; ehh bu da bir şey…

Böyle bir ekosistemde pek çok emeğimin, neden savrulup gittiğini şimdi daha iyi anlıyorum…

Ortak aklın peşinde, toplumsal vicdanın ta kendisi olmalıdır bir gazeteci. Basın, istenirse ne büyük bir toplumsal dönüştürücüdür. Elbette yetkin kurumsal medya yönetimleri ve vicdanlı itibarlı gazetecilerle…

Bir enerji ekonomisti olarak yoluma devam etmiş olsam da medya ile yollarım hiç ayrı düşmedi. Kendi alanında inovatif gazeteciliğin ilk örneklerini topluma sunmuş, gazeteciliğe gözünü açmış ve mesleki kodlarının peşine düşmüş biri olarak, hala o ilk heyecanımla bildiriyorum:

Bilinmelidir ki, bir toplumun ilerleyebilmek için öncelikle dürüst, özgür, cesur, şeffaf, bilgili, uyanık, tarafsız, öngörülü ve tabii bütün bu değerlerle örülü, itibarlı, vicdanlı bir b a s ı n iklimine ihtiyacı vardır. Ortak hafızanın çürümeden, toplumsal geleceğin risk altına girmeden yeni nesillere aktarımı için...

Bu ekosistem,  ulusların  demokratik ve ekonomik gelişimlerini hızlandırır, hesap verilebilirliği arttırır… Yaratılan bu güven ortamında, denetim ve bilgi dolaşımı artarken, güçlü kurumsal yapıları sürdürülebilir kılar. Eğitimin ve gençliğin gücü de buna eklenince teknoloji ilerler, akıllı insanlar yaratılan bu teknolojiyi doğru kullanmayı başarabilirler.

Toplum kazanınca bireyler de kazanır, böylece hepimiz güçlü ve güvende oluruz.



Enerji Piyasası İzleme ve Derecelendirme Ajansı (EPİDA) sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.